Parsiyel submukozal konka rezeksiyonu, türbinoplasti ve alt konka koterizasyon sonuçlarının karşılaştırılması

Küçük Resim Yok

Tarih

2023

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

İnönü Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Giriş: Burun tıkanıklığına ve nefes alma sorununa yol açan alt konka hipertrofisinin tedavisinde çok sayıda medikal ve farklı cerrahi yöntemleri kullanılmaktadır. Alt konka cerrahisinden beklenen ideal sonuç, burnun doğal fizyolojisini koruyarak, komplikasyonlara neden olmadan obstrüksiyonun ortadan kaldırılmasıdır. Amaç: Bu çalışmadaki amaç alt konka hipertrofisi tedavisinde kullanılan parsiyel submukozal konka rezeksiyonu, türbinoplasti ve alt konka koterizasyonu yöntemlerinin burun tıkanıklığı semptomları üzerine etkilerini araştırmaktır. Gereç ve yöntem: Bu çalışmaya 01.12.2021-30.10.2022 tarihleri arasında İnönü Üniversitesi tıp fakültesi kulak burun boğaz Kliniği'ne burundan nefes almada güçlük şikayeti ile başvuran ve hipertrofik alt konka tanısı alan 74 hasta dahil edildi. Rastgele 3 gruba ayrılan hastalardan 25 hasta parsiyel submukozal konka rezeksiyonu, 22 hasta türbinoplasti, 27 hasta alt konka koterizasyonu grubuna dahil edildi. Tüm hastalar pre-op, post-op 1. ay 3. ay ve 6. ayda NOSE skoru, SNOT-22 anket çalışması ile subjektif olarak ve PNIF ile objektif olarak değerlendirildi. Bulgular: Bu çalışmada post-op 6. ayda türbinoplasti grubundaki NOSE skoru diğer gruplarla karşılaştırıldığında istatiksel olarak anlamlı bir fark ortaya çıktı (p?0.05). Ancak PNIF ve SNOT-22 değerleri açısından anlamlı bir fark bulunmadı (p?0.05). Her üç grupta NOSE skoru, SNOT-22 ve PNIF preop değerleri postop 1. ay, 3. ay ve 6. ay değerleri ile karşılaştırıldığında istatiksel olarak anlamlı bir fark bulundu (p?0.05). NOSE skoru açısından her üç grupta postop 1. ay ile 3. ay arasında anlamlı bir fark bulunmazken, 1.ay ile 6. ay ve 3. ay ile 6. ay arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark bulundu (p?0.05). SNOT-22 değeri açısından koterizasyon ve parsiyel submukozal rezeksiyon grubunda post-op 1.ay, 3.ay ve 6.ay arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark bulunurken, türbinoplasti grubunda post-op 1. ay ile post-op 3. ay arasında anlamlı bir fark bulunmadı (p ?0.05). Sonuç: Türbinoplasti yönteminin post-op 6.ay NOSE skorunun daha iyi olması ile birlikte üç cerrahi yöntem arasında PNIF ve SNOT-22 değerleri açısından bir fark bulunmadı. Her üç yöntemin alt konka hipertrofisinin cerrahi tedavisinde kullanılacak etkili yöntemler olduğu görüldü. Anahtar Kelimeler: Nazal obstrüksiyon, parsiyel submukozal rezeksiyon, türbinoplasti, alt konka koterizasyonu.
Introduction: Many medical and different surgical treatment methods are used in the treatment of lower turbinate hypertrophy, which causes nasal congestion and breathing problems. The ideal result in lower turbinate surgery is the removal of the obstruction without disturbing the nasal physiology and causing complications. Objective: The aim of this study is to investigate the effects of partial submucosal concha resection, turbinoplasty and inferior turbinate cauterization surgical methods used in the treatment of inferior turbinate hypertrophy on nasal obstruction symptoms. Material-methods: 74 patients who applied to Inonu University faculty of medicine Otorhinolaryngology clinic with the complaint of nasal obstruction and diagnosed with inferior turbinate hypertrophy between 01.12.2021 and 30.10.2022 were included in this study. Of the patients randomly divided into 3 groups, 25 patients were included in the partial submucosal concha resection, 22 patients in turbinoplasty, and 27 patients in the lower turbinate cauterization group. All patients were evaluated pre-op, post-op 1st month, 3rd month and 6th month subjectively with NOSE score and SNOT-22 questionnaire and objectively with PINF. Results: In this study, there was a statistically significant difference in the NOSE score of the turbinoplasty group at 6 months post-op compared to the other groups (p?0.05), but no significant difference was found in terms of PNIF and SNOT-22 values (p?0.05). When the NOSE score, SNOT-22 and PNIF preoperative values were compared with the postoperative 1st, 3rd and 6th month values in all three groups, a statistically significant difference was found (p?0.05). In terms of NOSE score, there was no significant difference between postoperative 1st month and 3rd month in all three groups, but statistically significant difference was found between 1st month and 6th month and 3rd month and 6th month (p?0.05). While there was a statistically significant difference between the postoperative 1st month, 3rd month and 6th month in cauterization and partial submucosal concha resection groups in terms of SNOT-22 value, no significant difference was found between the postoperative 1st month and 3rd month in the turbinoplasty group (p?0.05). Conclusion: Although the post-op 6th month NOSE score of the turbinoplasty method was better, there was no difference between the three surgical methods in terms of PNIF and SNOT-22 values. All three methods were found to be effective methods to be used in the surgical treatment of inferior turbinate hypertrophy. Keywords: Nasal obstruction, partial submucosal turbinate resection, turbinoplasty, lower turbinate cauterization

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Kulak Burun ve Boğaz, Otorhinolaryngology (Ear-Nose-Throat)

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye