Arşiv logosu
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
Arşiv logosu
  • Koleksiyonlar
  • Sistem İçeriği
  • Analiz
  • Talep/Soru
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
  1. Ana Sayfa
  2. Yazara Göre Listele

Yazar "Kutlu, Mustafa" seçeneğine göre listele

Listeleniyor 1 - 20 / 32
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Adolescents and ınternet cafes
    (İnönü üniversitesi Eğitim Fakültesi, 2018) Demir, Yasin; Kutlu, Mustafa
    The purpose of this study was to examine the levels of aggression of adolescents playing game in the internet cafes located in the city of Elazig in terms of different variables (gender, academic achievement, and most played game type). The universe of study consists of high school students playing game in the internet cafes in the city of Elazığ in Turkey. The sample of study consists of 119 females, and 268 males, totally 387, high school students playing game in the internet cafes. As the research data collection tool, Aggression Scale developed by Tuzgol were used. According to the findings obtained from the study, the levels of agression in male students are higher than female students, the levels of agression in students having low levels of academic achievement are higher than the levels of agression in students having high levels of academic achievement, the levels of agression in the students who play war and violent games are higher than the levels of agression in the students who play different types of games.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Akılcı Duygusal Davranışçı Yaklaşımına Dayalı Özgüven Geliştirme Programının 7. Sınıf Öğrencilerinin Özgüven Düzeylerine Etkisi
    (2020) Er, Hamdi; Kutlu, Mustafa
    Öz Amaç: Akılcı Duygusal Davranışçı Terapi Yaklaşımına Dayalı Özgüven Geliştirme Programının 7. sınıf öğrencilerinin özgüven düzeyi üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda deney ve kontrol grubunda yer alan katılımcıların özgüven puanlarının anlamlı düzeyde değişip değişmediği incelenmiştir. Yöntem: Ön-test son-test ölçümlü deney ve kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Bu çalışmanın katılımcılarını, 8 deney ve 8 kontrol grubunda olmak üzere toplam 16 7. sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Altmış ila doksan dakikalık oturumlardan oluşan program, deney grubundaki katılımcılarla yedi hafta süreyle yürütülmüştür. Piers-Harris Öz Kavram ölçeği kullanılmıştır. Bulgular: Araştırma sonucunda, programın deney grubundaki katılımcıların özgüven puanları üzerinde anlamlı düzeyde bir artış sağladığı bulunmuştur. Deney grubunda yer alan öğrencilerin ön test puan ortalamaları 46.62, son test puan ortalaması ise 53.87’dir. Man Whitney U testi sonuçlarına göre deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin özgüven puanları arasında anlamlı farklılık olduğu görülmektedir. Wilcoxon testi analiz sonuçları, araştırmaya katılan öğrencilerin Piers Harris ölçeğinden aldıkları deney öncesi ve sonrası puanları arasında son test puanı lehine anlamlı bir fark olduğunu göstermektedir. Sonuçlar ve Öneriler: Araştırmadan elde edilen bulgular incelendiğinde Akılcı duygusal davranışçı terapiye dayalı özgüven geliştirme programının öğrencilerin özgüven düzeyini geliştirmede etkili olduğu görülmektedir. Bu sonuç doğrultusunda bu programın içeriği ebeveyn ve öğretmeni de içerecek şekilde genişletilebilir. Özgüven geliştirmeye yönelik hazırlanan program okul psikolojik danışmanları tarafından kullanılabilir. Yapılacak diğer çalışmalarda boylamsal çalışmalar gerçekleştirilebilir.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Anadolu ve genel lise öğrencilerinin çeşitli değişkenlere göre mesleki olgunluk düzeylerinin incelenmesi
    (İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi, 2012) Kutlu, Mustafa
    Bu araştırmada Anadolu Lisesi ile Genel Lise öğrencilerinin çeşitli değişkenlere göre mesleki olgunluk düzeyleri incelenmiştir. Araştırmanın amacı; Anadolu Lisesi ile Genel Lise öğrencilerinin mesleki olgunluk düzeyleri arasında fark olup olmadığını araştırmak ve çeşitli değişkenlere göre mesleki olgunluk düzeylerini incelemektir. Öğrencilerin mesleki olgunluk düzeyleri sınıf, yaş, algılanan başarı düzeyi, mesleki rehberlik hizmeti alınıp alınmaması, sosyo-ekonomik düzey gibi değişkenler açısından incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini; 2006-2007 eğitim-öğretim yılında Malatya il merkezindeki 13 lise’ye (Altı Anadolu Lisesi ve Yedi Genel Lise) devam eden 995 öğrenci oluşturmuştur. Anadolu liselerinde toplam 337 (157 kız, 180 erkek); Genel Liselerden ise 658 öğrenci( 397 kız, 261 erkek) öğrenci araştırmanın kapsamına alınmıştır. Bu çalışmada öğrencilerin mesleki olgunluk düzeylerini belirlemek amacıyla Kuzgun ve Bacanlı (2005) tarafından geliştirilen “Mesleki Olgunluk Ölçeği” kullanılmıştır. Ayrıca öğrencilerin kişisel niteliklerine ilişkin bilgiler ise “Öğrenci Kişisel Bilgi Formu” ile elde edilmiştir. Verilerin analizinde SPSS programı kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin çözümlenmesi amacıyla Independent-Samples t-Test, OneWay ANOVA ile Tukey Testi kullanılmıştır. Ortalamalar arası farkların önem dereceleri test edilirken tüm analizlerde hata p<.05 olarak alınmıştır. Bulgular; Anadolu liseleri ile genel liselere devam eden öğrencilerin mesleki olgunluk düzeyleri açısından karşılaştırıldığında aralarında önemli fark olmadığı, ancak; öğrencilerin mesleki rehberlik alıp almamalarına, sosyo–ekonomik düzeye, algıladıkları başarı durumlarına, yaşlarına ve sınıf düzeylerine göre anlamlı düzeyde farklılık olduğu saptanmıştır.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    An analysis of vocational maturity levels of Anatolian and General high school students in terms of some
    (İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 2012) Kutlu, Mustafa
    Öz: Bu araştırmada Anadolu Lisesi ile Genel Lise öğrencilerinin çeşitli değişkenlere göre mesleki olgunluk düzeyleri incelenmiştir. Araştırmanın amacı; Anadolu Lisesi ile Genel Lise öğrencilerinin mesleki olgunluk düzeyleri arasında fark olup olmadığını araştırmak ve çeşitli değişkenlere göre mesleki olgunluk düzeylerini incelemektir. Öğrencilerin mesleki olgunluk düzeyleri sınıf, yaş, algılanan başarı düzeyi, mesleki rehberlik hizmeti alınıp alınmaması, sosyo-ekonomik düzey gibi değişkenler açısından incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini; 2006-2007 eğitim-öğretim yılında Malatya il merkezindeki 13 lise’ye (Altı Anadolu Lisesi ve Yedi Genel Lise) devam eden 995 öğrenci oluşturmuştur. Anadolu liselerinde toplam 337 (157 kız, 180 erkek); Genel Liselerden ise 658 öğrenci( 397 kız, 261 erkek) öğrenci araştırmanın kapsamına alınmıştır. Bu çalışmada öğrencilerin mesleki olgunluk düzeylerini belirlemek amacıyla Kuzgun ve Bacanlı (2005) tarafından geliştirilen “Mesleki Olgunluk Ölçeği” kullanılmıştır. Ayrıca öğrencilerin kişisel niteliklerine ilişkin bilgiler ise “Öğrenci Kişisel Bilgi Formu” ile elde edilmiştir. Verilerin analizinde SPSS programı kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin çözümlenmesi amacıyla Independent-Samples t-Test, One- Way ANOVA ile Tukey Testi kullanılmıştır. Ortalamalar arası farkların önem dereceleri test edilirken tüm analizlerde hata p<.05 olarak alınmıştır. Bulgular; Anadolu liseleri ile genel liselere devam eden öğrencilerin mesleki olgunluk düzeyleri açısından karşılaştırıldığında aralarında önemli fark olmadığı, ancak; öğrencilerin mesleki rehberlik alıp almamalarına, sosyo–ekonomik düzeye, algıladıkları başarı durumlarına, yaşlarına ve sınıf düzeylerine göre anlamlı düzeyde farklılık olduğu saptanmıştır.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Anne-baba tutumlarının ergenlerin karar verme stratejileri üzerindeki etkisi
    (İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi, 2011) Öztürk, Nilgün; Kutlu, Mustafa; Atlı, Abdullah
    Bu araştırmada ortaöğretim öğrencilerinin anne-babalarını demokratik, otoriter ve koruyucu olarak algılamaları ile karar verirken benimsedikleri stratejileri arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu 9.,10.,11. ve 12. sınıflarına devam eden 326’sı (%58,2) kız; 234’ü (%41,8) erkek olmak üzere toplam 560 öğrenciden oluşmuştur. Veriler “Karar Verme Stratejileri Ölçeği “(KSÖ), “Anne-Baba Tutum Envanteri” (ABTÖ) ile araştırmacılar tarafından geliştirilen “Kişisel Bilgi Formu” ile toplanmıştır. Veriler ttesti, tek yönlü varyans analizi ve varyans analizi sonrası farkların hangi gruplar arasında olduğuna ilişkin ortalamaların karşılaştırılmasına yönelik olarak da LSD testi ve çapraz ilişkinin kurulduğu değişkenler arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını belirlemek içinde Ki-kare teknikleri kullanılarak analiz edilmiştir. Öğrencilerin karar verme stratejilerinde anne-baba tutumuna göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir farkın olduğu demokratik, koruyucu ve otoriter anne-baba tutumuna sahip olan ergenlerin en çok bağımlı karar verme stratejisini kullandıkları ancak; öğrencilerin cinsiyet, anne eğitim düzeyi ve baba eğitim düzeyine göre karar verme stratejilerinde anlamlı bir farkın olmadığı anlaşılmıştır.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Annelerin Erken Dönem Uyumsuz Şemaları ile Ebeveyn Rollerine İlişkin Kendilik Algılarının İncelenmesi (Açıklayıcı Karma Desen)
    (2024) Kutlu, Mustafa; Erdemir, Sümeyye
    Bu araştırmanın amacı, annelerin erken dönem uyumsuz şemaları ile ebeveyn rollerine ilişkin kendilik algılarını çeşitli değişkenler açısından incelemek ve annelerin bu konudaki görüşlerini derinlemesine araştırmaktır. Araştırmanın modeli karma yöntem araştırmalarından açıklayıcı karma desendir. Araştırmanın evreni Malatya ilinde yaşayan en az bir çocuğu olan kadınlardır. Araştırmanın nicel boyutunda annelerin erken dönem uyumsuz şemaları ile ebeveyn rollerine ilişkin kendilik algılarını tespit etmek için ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise fenomenolojik araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın nicel kısmındaki veriler Young Şema Ölçeği Kısa Form-3, Ebeveyn Rolüne İlişkin Kendilik Algısı Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu ile toplanmıştır. Araştırmanın nitel kısmındaki veriler ise yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Araştırmanın nicel kısmında 484 anne ile nitel kısmında ise 32 anne ile çalışılmıştır. Araştırmanın nicel verilerinde normallik ölçütünü sağlayanlarda t-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi ANOVA ve Pearson Moment Çarpım Korelasyon Katsayısı kullanılırken; normallik ölçütünü sağlamayanlarda ise Mann-Whitney U Testi, Kruskal Wallis-H Testi ve Spearman Sıra Farkları Korelasyonu kullanılmıştır. Araştırmanın nitel verilerinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verilerinin analizinde annelerin erken dönem uyumsuz şemalarının yaşa, ilk kez anne olma yaşına, öğrenim durumlarına göre farklılaştığı bulunmuştur. Annelerin erken dönem uyumsuz şemaları ile ebeveyn rollerine ilişkin kendilik algıları arasında pozitif yönde bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın nitel verilerinin analizinde üç tema tespit edilmiştir: Bir kavram olarak annelik, annelik süreçleri ve çocukluk dönemine ilişkin algılar. Annelerin öğrenim durumları yükseldikçe erken dönem uyumsuz şema puanlarının düştüğü bulgusundan yola çıkarak, kız çocuklarının yükseköğrenime katılımları konusunda ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından iyileştirici çalışmalar yapılabilir.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Arkadaşlık Becerisi Psiko-eğitiminin 9-12 Yaş Arası Öğrencilerin Arkadaşlık Niteliğine Etkisi
    (2017) Öztürk, Nilgün; Kutlu, Mustafa
    Bu araştırmanın amacı, arkadaşlık becerisi psiko-eğitiminin (ABE) 9-12 yaş arası öğrencilerinin arkadaşlık niteliğine etkisini incelemektir. Araştırmada 3x2'lik (deney, kontol ve plasebo grubu x ön test-son test) karışık desen kullanılmıştır. Bu amaçla 2014-2015 Eğitim-Öğretim yılı birinci döneminde Arkadaşlık Becerisi psikoeğitim programına katılacakları belirlemek için Doğu Anadolu' daki bir il merkezindeki bir ortaokulun 5. ve 6. sınıflarına devam eden öğrencilere Arkadaşlık Niteliği Ölçeği uygulanmıştır. Ön test sonucunda psiko-eğitim programına katılım ölçütlerini karşılayan gönüllü 27 öğrenci (deney grubu=9, kontrol grubu=9, plasebo grubu=9) deney, kontrol ve plasebo gruplarına yansız olarak atanmıştır. Deney grubunda bulunan katılımcılara arkadaşlık niteliklerini yükseltmek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen 11 oturumluk arkadaşlık becerisi psiko-eğitim programı, plasebo grubu ile verimli ders çalışma yöntem ve tekniklerine yönelik beş oturumluk bir grup rehberliği uygulaması yapılmıştır. Kontrol grubu ile de herhangi bir uygulama yapılmamıştır. İki faktörlü ANOVA sonuçları arkadaşlık becerisi psiko-eğitim programının arkadaşlık niteliği üzerinde etkili olduğunu göstermektedir. Bu çalışmanın sonuçları, arkadaşlık becerisi psiko-eğitim programının 9-12 yaşları arasındaki öğrencilerin arkadaşlık niteliklerini artırmada etkili bir yaklaşım olarak kullanılabileceğini göstermektedir
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Arkadaşlık Niteliği Ölçeği’nin Türkçe Uyarlaması: Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması
    (2017) Öztürk, Nilgün; Kutlu, Mustafa
    Bu araştırmanın amacı, Parker ve Asher (1993) tarafından geliştirilen Arkadaşlık Niteliği Ölçeği'ni (Friendship Quality Questionnaire, FQQ) Türkçe'ye uyarlamak ve ölçeğin psikometrik özelliklerini incelemektir. Araştırma 2012-2013 eğitim öğretim yılı ikinci döneminde Malatya il merkezinde bulunan okullarda öğrenim gören ve toplam 1197 öğrenciden oluşan 4 ayrı çalışma grubu üzerinde yürütülmüştür. FQQ'nun Türkçe'ye uyarlanması sürecinde öncelikle ölçeğin dilsel eşdeğerliği incelenmiş ve Türkçe ile İngilizce formlarından elde edilen puanlar arasında pozitif yönde, güçlü ve anlamlı korelasyon katsayıları hesaplanmıştır. Açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi sonucunda, Arkadaşlık Niteliği Ölçeği'nin Türkçe formunun orijinal forma paralel altı faktörlü bir yapıya sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Ölçeğin ayırt edicilik geçerliği çalışmasından elde edilen bulgular; Arkadaşlık Niteliği Ölçeği ile Çocuklar İçin Yalnızlık Ölçeği arasındaki korelasyonun -.48 olduğunu göstermiştir. Güvenirlik analizi sonucunda ölçeğin iç tutarlık katsayısı ölçeğin tümü için .89 ve test-tekrar test güvenirlik katsayısı için .92 olarak hesaplanmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara dayanarak, ANÖ'nin Türkçe formunun 3. ve 6. sınıflar arasında okuyan çocukların arkadaşlık niteliklerini ölçmek amacıyla kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu söylenebilir
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Case report: Online eye movement desensitization and reprocessing approach in children: a case series
    (Frontiers Media Sa, 2024) Akyol, Canan Citil; Kutlu, Mustafa; Korkmazlar, Umran
    Objective The aim of this study was to examine the use of Eye Movement Desensitization and Reprocessing (EMDR) in online counseling for children with single-incident trauma.Method A qualitative case study method was employed. The research was conducted with two volunteering children and their parents. The sessions were transcribed by the authors, and code names (Ipek and Eyl & uuml;l) were assigned to protect the participants' identities. & Idot;pek's traumatic memory was explored through drawing pictures with tactile bilateral stimuli and Eyl & uuml;l's traumatic experience was addressed using tactile bilateral stimuli during the EMDR therapeutic story technique. The Child Revised Impact of Events Scale (CRIES-8) was used for pre-test, post-test, and follow-up testing to support the session descriptions.Results The results indicated that post-traumatic symptoms were reduced and remained at a low level for an extended period in both clients.Conclusions It is suggested that future studies should explore various bilateral stimulation methods in online EMDR, conduct larger-scale studies with children who have experienced different types of traumatic events, and investigate the impact of various EMDR protocols on children.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Çocuk yuvaları ve yetiştirme yurtlarında çalışan personelin empatik eğilim düzeylerinin incelenmesi
    (Toplum ve Sosyal Hizmet, 2012) Atlı, Abdullah; Kutlu, Mustafa
    Öz: Bu araştırmada çocuk yuvaları ve yetiştirme yurtlarında çalışan personelin empatik eğilim düzeyleri incelenmiştir. Araştırmanın örneklemi, Güneydoğu Anadolu Bölgesinden Diyarbakır, Adıyaman, Gaziantep ve Şanlıurfa; Doğu Anadolu Bölgesinden Van, Elazığ, Bingöl ve Malatya illerinde bulunan 11 çocuk yuvası ve 8 yetiştirme yurdunda çalışan 243 personelden oluşmuştur. Araştırmada çocuk yuvaları ve yetiştirme yurtlarında çalışan personelin empatik eğilim düzeyi Dökmen (1988) tarafından geliştirilen “Empatik Eğilim Ölçeği” ile çeşitli kişisel niteliklerine ilişkin bilgiler ise “Kişisel Bilgi Formu” ile elde edilmiştir. Verilerin analizi sonucunda çocuk yuvaları ve yetiştirme yurtlarında çalışan personelin cinsiyet, eğitim düzeyi, kendini algılama biçimi ve aldıkları maaşa göre empatik eğilim düzeylerinde anlamlı fark bulunmuştur. Ayrıca, çocuk yuvaları ve yetiştirme yurtlarında çalışan personelin çalıştıkları kurum, yaş, medeni durum ve çocuk sahibi olup-olmamalarına göre empatik eğilim düzeylerinde anlamlı bir fark bulunmamıştır.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    The effect of parents’ attitudes on adolescents’ decision- making strategies
    (İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 2011) Öztürk, Nilgün; Kutlu, Mustafa; Atlı, Abdullah
    Öz: Bu araştırmada ortaöğretim öğrencilerinin anne-babalarını demokratik, otoriter ve koruyucu olarak algılamaları ile karar verirken benimsedikleri stratejileri arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu 9.,10.,11. ve 12. sınıflarına devam eden 326’sı (%58,2) kız; 234’ü (%41,8) erkek olmak üzere toplam 560 öğrenciden oluşmuştur. Veriler “Karar Verme Stratejileri Ölçeği “(KSÖ), “Anne-Baba Tutum Envanteri” (ABTÖ) ile araştırmacılar tarafından geliştirilen “Kişisel Bilgi Formu” ile toplanmıştır. Veriler t- testi, tek yönlü varyans analizi ve varyans analizi sonrası farkların hangi gruplar arasında olduğuna ilişkin ortalamaların karşılaştırılmasına yönelik olarak da LSD testi ve çapraz ilişkinin kurulduğu değişkenler arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını belirlemek içinde Ki-kare teknikleri kullanılarak analiz edilmiştir. Öğrencilerin karar verme stratejilerinde anne-baba tutumuna göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir farkın olduğu demokratik, koruyucu ve otoriter anne-baba tutumuna sahip olan ergenlerin en çok bağımlı karar verme stratejisini kullandıkları ancak; öğrencilerin cinsiyet, anne eğitim düzeyi ve baba eğitim düzeyine göre karar verme stratejilerinde anlamlı bir farkın olmadığı anlaşılmıştır.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    The Effectiveness of Sexual Psycho-Education Program for 8th Grade Students
    (2019) Akyol, Canan Çitil; Kutlu, Mustafa
    The aim of the study is to test the effects of the sexual health psycho-education program on the 8th graders’ knowledge level and attitude towards the adolescence, abuse and social gender roles. Quasi-experimental design with a pre and posttest control group was conducted in this study. The sample of the study is composed of 48 students in total. There were 24 students (10 male-14 female) in the experimental group and 24 students (10 male-14 female) in the control group. The students in the experimental group received the Sexual Health Psycho-Education Program; whereas, the students in the control group received no intervention about the subject. The findings of the study indicated that sexual psycho-education program created a significant difference (p<.05) between the knowledge level of the experimental and control group students on the adolescence and social gender subjects. However, there was no significance about the physiological, emotional and sexual abuse (p<.05). The results of the study showed that the sexual health psycho-education program increased the 8th graders knowledge level about adolescence and social gender subjects although it didn’t affect their knowledge of abuse.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Ergenlerde Akıllı Cep Telefonunun Problemli Kullanımını Azaltmaya Yönelik Bir Psikoeğitim Programının Etkililiğinin İncelenmesi
    (2020) Pamuk, Mustafa; Kutlu, Mustafa
    Öz: Bu araştırmanın amacı günümüzde ergenlerin yaşamında birçok açıdan (psikolojik ve fiziki sağlık, akademik, finansal, toplumsal vb) önemli bir problem haline gelmeye başlayan akıllı telefonların problemli kullanımını azaltmaya dönük hazırlanan psikoeğitim programının etkililiğini incelemektir. Araştırmada iç içe karma desen kullanılmıştır. Araştırmada ortalama,standart sapma, Kruskal Wallis H Testi, Friedman Mertebeler Testi, Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi, Mann-Whitney U Testi ve içerik analizi kullanılmıştır. Oturumların hazırlanmasında ergenler, veliler ve rehber öğretmenlerle yapılan görüşmeler ve ilgili alanyazın dikkate alınmıştır. Hazırlanan 11 oturumluk psikoeğitim programının ergenlerde akıllı cep telefonunun problemli kullanımını azaltmadaki etkililiğini test amacıyla 3x3’lük (deney, kontrol ve plasebo X öntest-sontest-izleme testi) split plot faktöryel desen kullanılmıştır. Araştırmanın deney, kontrol ve plasebo gruplarında 10’ar ortaöğretim öğrencisi yer almıştır. Elde edilen bulgulara göre uygulanan 11 oturumluk psikoeğitim programının ergenlerde akıllı telefonların problemli kullanımını azaltmada etkili olduğu bulunmuştur. Ayrıca programın bitişinde deney grubu öğrencilerinden grubun etkililiğine ilişkin alınan görüşlerin de programın etkili olduğunu yönündedir. Elde edilen bulgular tartışılmış ve bazı önerilerde bulunulmuştur.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    ERİNLERDE OKULA BAĞLANMANIN YORDAYICISI OLARAK SOSYAL KAYGI VE DEPRESİF BELİRTİLERİN İNCELENMES
    (2015) Yıldız, Mehmet Ali; Kutlu, Mustafa
    Öz: Bu araştırmanın amacı, ilköğretimdeki (ortaokul) erinlerin okula bağlanma düzeyleri üzerinde sosyal kaygı belirtileri ile depresif belirtilerin yordayıcı etkisinin olup olmadığını incelemektir. Araştırmanın örneklemini Diyarbakır ili merkez ilçelerindeki ilköğretim okullarının 6. 7. ve 8. sınıflarına devam eden yaş ortalaması 12.86 (Ss= 1.08) olan 242'si kız (% 53.8) ve 208'i erkek (% 46.2) olmak üzere toplam 450 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmanın verilerinin analizinde, betimsel istatistikler, araştırmanın değişkenleri arasındaki ilişkilerin saptanması için Pearson Çarpım Momentler Korelasyon Katsayısı; depresif belirtiler ve sosyal kaygı değişkenlerinin okula bağlanmayı yordamasına ilişkin ise Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi kullanılmıştır. Araştırmada, anlamlılık düzeyi .05 olarak alınmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, depresif belirtiler ile genel durumlarda sosyal kaçınma ve huzursuzluk duyma (G-SKHD) değişkenlerinin, okula bağlanma üzerinde anlamlı düzeyde yordayıcı olduğu görülürken; olumsuz değerlendirme korkusu (ODK) ve yeni durumlarda sosyal kaçınma ve huzursuzluk duyma (Y-SKHD) değişkenlerinin, okula bağlanma üzerinde anlamlı bir yordayıcı olmadığı görülmüştür. Araştırmadan elde edilen bulgular, depresif belirtiler ile genel durumlarda sosyal kaçınma ve huzursuzluk duymanın, erinlerin okula bağlanmaları üzerinde önemli değişkenler olduğunu göstermiştir. Erinlerin okula bağlanma düzeylerini yükseltmek için sosyal kaygı ile depresif belirtilerini azaltma odaklı psiko-eğitim programları hazırlanarak okullarda uygulamalar yapılabilir.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Evaluation of vascular reactivity of young male hypogonadotrophic hypogonadism patients
    (Springer, 2010) Deniz, Ferhat; Ermis, Necip; Kepez, Alper; Tuerk, Baris; Akkoyunlu, Murat; Kara, Batuhan; Kutlu, Mustafa
    We aimed to study the vascular reactivity of young male hypogonadal hypogonadism patients without any cardiovascular risk factors and compare these findings with the ones of age-matched healthy controls. Study population consisted of 26 young male hypogonadotrophic hypogonadism patients (20.9 +/- A 1.3 years) and 25 age-matched healthy male controls (21.8 +/- A 2.9 years, P = NS). In addition to detailed hormonal analysis, each subject underwent ultrasound study of right brachial artery. Vessel diameter was measured at rest, during reactive hyperemia [endothelium-dependent flow-mediated vasodilation (FMD)] and after sublingual nitroglycerin administration (endothelium-independent vasodilation). Both flow-mediated and endothelium-independent sublingual nitroglycerin mediated dilatation values of patients were higher compared to controls (12.98 +/- A 10.76% vs. 7.92 +/- A 1.96%, P = 0.003 and 21.44 +/- A 10.36% vs. 14.72 +/- A 3.57%, P = 0.023, respectively). Linear regression analysis revealed that only serum HDL levels (relative risk 2.94, 95% CI 0.12-0.66, P = 0.006) and baseline vessel diameter (relative risk -2.77, 95% CI -17.73 to -2.70, P = 0.009) were found to be independently associated with FMD values. Endogenous male sex hormones seem to exert negative effects on vascular reactivity parameters and much of their effects are indirect that is by the way of alteration on lipid profile.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    İletişim Becerileri Eğitiminin Öğrencilerin Kendini Ayarlama ve İyimserlik Düzeylerine Etkisi
    (Eurasian Journal of Educational Research, 2007) Kutlu, Mustafa; Balcı, Seher; Yılmaz, Müge
    Öz: Problem Durumu: Sosyal bir varlık olan insanın çevresindeki insanlarla etkileşiminde ve iletişiminde iletişim becerileri önemli rol oynar. Etkili bir iletişim becerisine sahip olan birey hem kendisine ve hem de çevresine kolay bir şekilde uyum sağlayabilir. Bu sayede kendini ayarlayabilmenin yolunu öğrenir ve nerede nasıl davranacağına dikkat eder. Böylece olaylara, durumlara ve geleceğe iyimser bir bakış açısı geliştirebilir. Araştırmanın Amacı: Bu araştırmada, üniversite öğrencilerinin almış oldukları iletişim becerileri eğitiminin onların kendisini ayarlama ve iyimserlik düzeylerine etkisinin olup olmadığı incelenmiştir. Başka bir deyişle, iletişim becerileri eğitiminin üniversite öğrencilerinin kendini ayarlama ve iyimserlik düzeylerine etkisi incelenmiştir. Araştırmanın Yöntemi: Araştırma, ön-test, son-test kontrol gruplu deneysel bir çalışmadır. Bu araştırmada 'Kontrol Gruplu Ön-test ve Son-test Model' araştırma deseni olarak kullanılmıştır (Kaptan, 1991). Araştırmanın Evreni; Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nde öğrenim gören ve seçmeli ders olarak İnsan İlişkileri ve İletişim dersini seçen tüm öğrencilerden oluşmaktadır. Araştırmanın Örneklemi ise; yılında Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nde öğrenim gören ve seçmeli ders olarak İnsan İlişkileri ve İletişim dersini seçen 90 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın bağımsız değişkeni, ön-test ve son-test uygulamaları arasmda yapılan iletişim becerileri eğitimidir. İletişim becerileri eğitimi, 10 kişilik deney grubuna 10 oturumluk süre içinde verilmiştir. Araştırmada veri toplama araçları olarak, öğrencilerin iyimserlik düzeyleri için Balcı ve Yılmaz (2002) tarafından geliştirilen 'İyimserlik Envanteri' ve kendini ayarlama düzeyleri ise, Bacardi (1990) tarafından Türkçe'ye uyarlanan 'Kendini Ayarlama Ölçeği' kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin çözümlenmesi "SPSS 10.0 Paket Programı yardımıyla yapılmıştır. İletişim becerileri eğitimi programının yukarda belirtilen bağımlı değişken (iyimserlik düzeyi ile kendini ayarlama düzeyi) üzerinde etkisinin önemli olup olmadığını test etmek amacıyla Mann Withney U testi kullanılmıştır (Gamgam, 1998) . Araştırmada iyimserlik ve kendini ayarlama düzeyleri yönünden deney ve kontrol grupları arasında anlamlı fark olup olmadığını (grupların denk olup olmadığı) sınamak için Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Ortalamalar arası farkların önem dereceleri test edilirken tüm analizlerde hata p<.05 olarak alınmıştır. Bulgular ve Sonuç: İyimserlik ve kendini ayarlama düzeyleri yönünden deney ve kontrol grupları arasında anlamlı fark olup olmadığını (grupların denk olup olmadığı) sınamak için yapılan Mann Whitney U testi sonucunda iki grup arasında anlamlı farkın olmadığı bulunmuştur. Araştırma sonucunda; iletişim becerileri eğitimi verilen ve verilmeyen öğrencilerin kendini ayarlama son-test puan ortalamaları arasındaki farkın p<.05 düzeyinde anlamlı olduğu görülürken, iyimserlik düzeyleri son-test puan ortalamaları arasındaki farkın ise p<.05 düzeyinde anlamlı olmadığı görülmüştür. Bu sonuç verilen iletişim becerileri eğitimi öğrencilerin kendini ayarlama düzeylerini yükseltirken, iyimserlik düzeylerinde fark yaratmamıştır. Araştırma sonucunda; deney grubundaki öğrencilerin kendini ayarlama düzeylerine ilişkin ön-test ve son-test puan ortalamaları arasındaki farkın p<.05 düzeyinde anlamlı olduğu görülürken, iyimserlik düzeyleri ön-test ve son-test puan ortalamaları arasında ise farkın p< .05 düzeyinde anlamlı olduğu görülmüştür. Bu sonuç verilen iletişim becerileri eğitiminin öğrencilerin kendini ayarlama düzeylerini yükseltirken, iyimserlik düzeylerinde herhangi bir fark yaratmamıştır. Bu sonuç araştırmanın denencesini kısmen desteklemektedir. Kontrol grubu iyimserlik ve kendini ayarlama düzeylerine ilişkin ön-test, son-test puan ortalamaları arasında p< .05 düzeyinde anlamlı fark olmadığı görülmüştür. Yorum ve Öneriler: Bulgular iletişim becerileri eğitiminin öğrencilerin kendini ayarlama düzeylerinde anlamlı yönde etkilediğini gösterirken, iyimserlik düzeylerinde herhangi bir etkiye neden olmamıştır. İletişim becerileri eğitiminin öğrencilerin iyimserlik düzeylerinden herhangi bir değişmeye neden olmaması, eğitim programında iyimserlik düzeylerini geliştirici çalışmalara yer verilmemesi olabilir.Verilen eğitim öğrencilerin sadece kendini ayarlama düzeylerini yükseltmekte etkili olmuştur. Elde edilen sonuçlara dayalı olarak aşağıdaki önerilere yer verilebilir: Bilişsel başa çıkma yöntemleriyle ilgili bir eğitim verilmesi ve buna ilişkin etkinliklerin programa eklenmesi gerekli olabilir. Ayrıca iyimserlik düzeyini yükseltmeye ilişkin etkinliklerin programda yer alması yararlı olabilir. Başlık (İngilizce): The Effect of Communication Skills Training on University Srudents' Self-Monitoring and Optimism Levels Öz (İngilizce): Problem Statement: Communication skills play an important role in the interaction and communication process between man, a social creature, and his environment. The individual equiped with effective communicative ability can adapt to both himself and his environment. In this way he learns how to adjust himself and pays attention to the code of conduct where necessary. Thus he can develop an optimistic point of view towards situations and future. Purpose of Study: The purpose of this study was examine whether the communication skills training program offered to university students have an effect on their levels of self-monotoring and optimism. In other words, the effect of communication skills training on self-monitoring and optimism levels of university students was investigated. Methods: This research is an experimental one based on control-grouped pre-test and post-test design "Control-Grouped Pre-test Post-test Design" was used in this study (Kaptan, 1991). The population of this study comprises 90 students who attend Ondokuz Mayıs University and take the elective course of Interpersonal Relations and Communication. The sample of the study includes 20 students who attend Ondokuz Mayıs University and take the elective course of Interpersonal Relations and Communication. The independent variable of the study is the communication skills training conducted between the application of pre-test and post-test. The communication skills training was conducted on all 10 students in the experiment group throughout the 10 sessions. In order to collect data about the students' level of optimism, the "Optimism Inventory" developed by Balcı and Yılmaz (2002) was used. And the data about the students' level of self-monitoring were collected using the "Self-Monitoring Scale" adapted into Turkish by Bacardi (1990). The data obtained were analyzed with the help of SPSS 10.0 software program. The pre-test and post-test scores of the students in the experiment and control groups from the optimism and self-monitoring scales were arranged so as to test the hypothesis of the study. Mann Withney U test (Gamgam, 1998) was used in order to test whether the training program on Communication skills have a significant effect on the dependent variable cited above (the level of optimism and self-monitoring). And Wilcoxon Signed-Rank Test was used in order to test whether there is a significant difference between the control and experiment groups with regard to optimism and self-monitoring levels (whether the groups are equivalent). In testing the significance of the differences between means, probability value was calculated as p<05 in all the analyses. Findings and Results: The Mann Whitney U test used to test whether there is a significant difference between the control and experiment groups with regard to their levels of optimism and self-monitoring (whether the groups are equivalent) revealed that no significant difference exists between two groups. The findings indicated that while the difference between average post-test scores concerning self-monitoring of the students attending and not attending communication skills training program was significant ( p<.05 ), the difference between average post-test scores concerning optimism was not significant ( p<.05 ). The findings indicated that while the difference between average pre-test and post-test scores concerning optimism levels of the students in the experiment group was not significant ( p<.05 ), the difference between average pre-test and post-test scores concerning self-monitoring levels was significant (p<.05 ). Thus, while communication skills training increased the students' level of self-monitoring, it made no difference in the students' level of optimism. This finding partly supports the hypothesis of this study. It was found that no significant difference exists between the average pre-teşt and post-test scores concerning the self-monitoring and optimism levels of the students in the control group (p< .05). Conclusions and Recommendations: Findings suggest that while communication skills training program had a significant effect on the students' level of self-monitoring, it had no effect on the students' level of optimism. The reason why communication skills training had no effect on the students' level of optimism may be the fact that studies intending to improve the students' level of optimism are not represented in the curriculum. Moreover while a significant difference was obtained between the pre-test arid post-test scores concerning the self-monitoring level of the students participating to communication skills training program, no significant difference was found between the average pre-test and post-test scores concerning the optimism level of the students. The training offered has been effective in increasing only the self-monitoring levels of the students. Based on the results obtained the following can be suggested: It may be necessary to offer the students training about cognitive coping methods and to include relevant activities into the curriculum. Moreover it may help include certain activities intending to increase the level of optimism.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    The Impact of Friendship Skills Psycho-education on the Friendship Quality of 9-12 Year-Old Students
    (Turkish Education Assoc, 2017) Ozturk, Nilgun; Kutlu, Mustafa
    The objective of the present study is to examine the effect of friendship skills psycho-education (FSE) on the quality of friendship among 9-12-year-old students. In the study, a 3x2 (experiment, control and placebo group x pre-test-post-test) mixed design was used. For this purpose, in the first taint of 2014-2015 academic year, a friendship quality scale was applied to the 5th and 6th grade students in a secondary school in a province center in Eastern Anatolia in order to determine who will participate in the friendship skill psycho-education program. A total of 27 volunteering students (experimental group = 9, control group = 9, placebo group = 9) who met the inclusion criteria for the psycho education program were randomly assigned to the experiment, control and placebo groups as a result of the conducted pretest. In order to improve the friendship qualities of the participants in the experimental group, a 11-session friendship skills psycho education program developed by the researcher, and with the placebo group, a five-session group consulting application on efficient studying methods and techniques were conducted. No application was conducted with the control group. Two-factor ANOVA results demonstrated that friendship skills psycho education program was effective on the quality of friendship. The results of the present study, showed that the friendship skills psycho-education program could be used as an effective approach to improve the friendship qualities of students aged between 9 and 12.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    An Investigation of Bullying Cases in Middle School Students in Terms of Some Variables
    (İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 2014) Öztürk, Nilgün; Atlı, Abdullah; Kutlu, Mustafa
    Öz: Bu araştırmada, ortaokula devam eden öğrencilerin kurban olma ve zorbalık yap ma eğilimlerinin cinsiyet, sınıf düzeyi ile okul ve çevresinde yaşanan şiddet olaylarına göre bir f arklılık gösterip göstermedikleri incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu ilköğretim okullarının 6., 7. ve 8. sınıf larına devam eden 210 u (% 49) kız; 219 u (% 51) erkek top lam 429 öğrenciden oluşmaktadır. Veriler Geleneksel Akran Zorbalığı Ölçeğinin yeni düzenlemeler yapılmış olan hali ile araştırmacılar tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu ile top lanmıştır. Verilerin analizinde t testi, tek yönlü varyans analizi ve Tukey Testi kullanılmıştır. Öğrencilerin sınıf düzeyi değişkenine göre zorba olma düzeylerinde anlamlı bir f ark görülmezken, cinsiyet ile okul ve çevresinde yaşanan şiddet değişkenine göre zorba olma düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı f arkların olduğu görülmüştür. Bunun yanında, öğrencilerin okul ve çevresinde yaşanan şiddet olayları değişkeni kurban olma düzeylerinde anlamlı bir f ark göstermiştir. Ancak öğrencilerin kurban olma düzeylerinde, cinsiyet ve sınıf değişkeninin anlamlı bir f ark göstermediği görülmüştür.
  • Küçük Resim Yok
    Öğe
    Liselere Geçiş Sınavı Sürecinde 8. Sınıf Öğrencilerinin Ebeveyn Desteği Beklentileri
    (2025) Erdemır, Nurı; Kutlu, Mustafa; Kaya, Ayşe Gülnur
    Bu araştırma, Liselere Geçiş Sınavı (LGS) hazırlık sürecindeki 8. sınıf öğrencilerinin ebeveynlerinden duygusal, motivasyonel, akademik ve maddi destek beklentilerini incelemektedir. Nitel araştırma yöntemi kullanılarak 10 öğrenci ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmış ve veriler içerik analizi ile değerlendirilmiştir. Bulgular, öğrencilerin ebeveynlerinden baskı ve kıyaslamadan uzak, empatik bir yaklaşım beklediklerini göstermektedir. Öğrenciler, sınav kaygısını ebeveynleriyle paylaşmakta zorlandıklarını ve ebeveynlerinin bu kaygıyı anlamadıklarını düşündüklerini ifade etmişlerdir. Ayrıca, ebeveynlerin yüksek beklentilerinin öğrenciler üzerinde baskı yarattığı ve motivasyonlarını olumsuz etkilediği belirlenmiştir. Öğrenciler, ebeveynlerinden ders çalışma sürecinde takdir ve teşvik beklemekte, ancak akademik takibin genellikle deneme sınav sonuçları üzerinden yapıldığını belirtmektedir. Maddi destek konusunda ise öğrenciler, kaynak kitap ve özel ders taleplerinin genellikle karşılandığını, ancak bazı ebeveynlerin maddi sıkıntılar nedeniyle bu desteği sağlamakta zorlandığını ifade etmişlerdir. Araştırma, LGS hazırlık sürecinde ebeveyn desteğinin önemini vurgulamakta ve okullarda psikolojik danışmanlar tarafından velilere yönelik seminerler ve psikoeğitim çalışmaları yapılmasını önermektedir.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Ortaokul öğrencileri arasındaki zorbalık olaylarının bazı değişkenler açısından incelenmesi
    (İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi, 2014) Öztürk, Nilgün; Kutlu, Mustafa; Atli, Abdullah
    In this study, middle school students' tendencies of bullying and victimisation in terms of their gender, grade and the violent events taking place at and around the school were examined. The study group consists of 429 students, 210 (49%) of whom are female and 219 (51%) are male. Students with different socio-economic status were attending to 6th, 7th and 8th grades. Data were collected through the latest form of "Traditional Peer Bullying Scale" and "Personal Information Form" developed by the researchers. The data were analyzed through t-test, one-way analysis of variance and "Tukey’s Test". The levels of bullying with respect to the grade level showed no significant difference. On the other hand, significant differences were observed with regard to gender and violence in and around the school. In addition, the variance of being a victim of violence in and around the schools makes a significant difference in their level of being victims. Whereas, it has been found out that the variances of grade level and gender didn’t make any differences.
  • «
  • 1 (current)
  • 2
  • »

| İnönü Üniversitesi | Kütüphane | Rehber | OAI-PMH |

Bu site Creative Commons Alıntı-Gayri Ticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile korunmaktadır.


İnönü Üniversitesi, Battalgazi, Malatya, TÜRKİYE
İçerikte herhangi bir hata görürseniz lütfen bize bildirin

DSpace 7.6.1, Powered by İdeal DSpace

DSpace yazılımı telif hakkı © 2002-2026 LYRASIS

  • Çerez Ayarları
  • Gizlilik Politikası
  • Son Kullanıcı Sözleşmesi
  • Geri Bildirim