Alevilik Araştırmaları Enstitüsü Tez Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Mehmed zihni Efendi'nin Tuhfetü'r-Râğıb Fî Sîreti Cemâ'atin Min A'yâni Ehli Beyti'l-Etâyib adlı eseri: Çeviri yazı ve dizin(İnönü Üniversitesi, 2025) Topuz, Erhan; Alkayış, Muhammet FatihTuhfetü'r-Râğıb Fî Sîreti Cemâ'atin Min A'yâni Ehli Beyti'l-Etâyib adlı eser, Mısır'da "Küçük Şâfiî" unvanı ile tanınmış olan Ahmed Şihâbüddîn bin Ahmed bin Selâme el-Mısrî el-Kalyûbî'ye aittir. Zihni Efendi tarafından tercüme edilen eser "Buğyetü't-Tâlîb Fî Tercemeti Tuhfetü'r-Râğıb" diye isimlendirilmiştir. Mısır'da kabirleri bilinen ve Ehlibeyt'ten olan kişilerin biyografi ve bazı menkıbelerini özetle zikretmektedir. Bu çalışmada ele alınan Tuhfetü'r-Râğib fî Sîreti Cemâ'atin min A'yâni Ehli Beyti'l-Etâyib, Ehlibeyt'e duyulan derin sevgi ve hürmetin bir yansıması olarak kaleme alınmış önemli bir eserdir. Mısır'ın önde gelen Şâfiî alîmlerinden Ahmed Şihabüddin el-Kalyûbî tarafından yazılan bu risâle, Mehmed Zihni tarafından tercüme edilerek Osmanlı sahasına kazandırılmıştır. Eser, Hz. Hüseyin başta olmak üzere Kerbelâ hadîsesinde şehîd edilen Ehlibeyt mensuplarının hayatlarını ve faziletlerini anlatmakla kalmaz; aynı zamanda bu kıymetli şahsiyetlere duyulan muhabbetin kültürel ve dini temellerini de ortaya koyar. Kerbelâ hadisesinin aktarıldığı metin, olayın sadece tarihsel yönüne değil, ahlaki, dini ve duygusal boyutlarına da temas etmektedir. Eserde Hz. Hüseyin'in irâdesi, metaneti, zulme karşı direnişi ve şehâdeti merkeze alınarak İslâm tarihinin en trajik olaylarından biri olan Kerbelâ'nın hafızalarda canlı kalması sağlanmaktadır. Yazarın, Ehlibeyt'e yönelik duyduğu derin sevgi ve bağlılık, metne güçlü bir duygu yoğunluğu katarken, olaylara yaklaşımı ise ehl-i sünnet çizgisi içinde şekillenmiştir. Ayrıca eserde Hz. Hüseyin'in ve beraberindekilerin şehâdeti sonrası yaşananlar, Seyyide Zeyneb'in sözleri, halkın ve yöneticilerin tepkileri, Ehlibeyt'in maruz kaldığı zulüm ve şehîdlerin defnine dair rivayetler geniş bir şekilde aktarılmıştır. Bu yönüyle eser, hem tarihi bir kaynak hem de bir mersiye niteliği taşımaktadır.Öğe Makteli Hüseyinlerin gelişimi ve maktel kıyaslaması(İnönü Üniversitesi, 2025) Uşengül, İrem; Dönmez, MehmetHer dinin mensuplarının dini yorumlama açısından farklılıkları söz konusu olabilmektedir. Bu farklılıklar kesin görüşlerle sınırlandırıldığında mezhepler ortaya çıkmaktadır. İslam dininin mezhebi olan Alevilik doğuşunu kolektif bellekte yaratılış dönemine kadar alırken tarihi bulgular Aleviliğin doğuşunu İslamiyet öncesi Türk tarihine dayandırmaktadır. Türklerin İslamiyet'le ilk temasları Orta Asya'da Ehli Beyt soyundan gelenlerle ve Ehli Beyt taraftarlarıyla olduğu öne sürülmektedir. Türklerin İslamlaşmasında en etkili olan olaylardan biri de Kerbelâ Vakâsı'dır. Sözlü ve yazılı edebiyatta yüzyıllarca yerini alan Kerbelâ Vakâsı'nın müstakil olarak işlendiği eserlere ''Makteli Hüseyin'' denilmektedir. Bu tez Aleviliğin doğuşunu, İslam tarihinin erken döneminin Kerbela Vakâsı'na kadar olan seyrini, Kerbela Vakâsı'nı ele almakla birlikte olayın edebi yansıması olan Makteli Hüseyin geleneğini ve bu bağlamda Arap edebiyatının, Fars edebiyatının ve Türk edebiyatının maktellerini kıyaslayarak incelemektedir. Çalışmada dört halife dönemine değinilmiş, Hz. Ali'nin hilâfeti ve bu süreçte ortaya çıkan iç karışıklıklar üzerinde durulmuş, İslam dünyasında derin etkiler bırakan Hz. Hüseyin'in Kerbela'da şehadeti ele alınmış, Kerbelâ çerçevesinde maktel yazma geleneği üzerinde durularak maktel incelemesi yapılmıştır. Araştırmanın merkezinde Ebû Mihnef'in Maktelü'l-Hüseyin'i, Hüseyin Vaizi Kaşifi'nin Ravzatü'ş-Şüheda'sı ve Şâdi Meddah'ın Makteli Hüseyin'i bulunmaktadır. Bu eserler farklılıkları ve benzerlikleri yönünden ele alınarak incelenmiş olup mezhepsel eğilimlerine de değinilmiştir. Tez Aleviliğin doğuşunu da geleneksel perspektiften ve tarihi açıdan ele almaktadır. Böylece tez Aleviliğin doğuşundan İslam tarihinin erken dönemine kadar uzanmakta ve Makteli Hüseyin çerçevesinde edebi alana da değinmektedir. Anahtar Kelimeler: Halifelik, Kerbelâ, Makteli Hüseyin, Hz. HüseyinÖğe Diyanet personelinin Alevilik hakkındaki bilgileri ve düşünceleri üzerine nitel araştırma: Malatya ı·li Yeşilyurt örneği(İnönü Üniversitesi, 2025) Yetiş, Mehmet Ali; Eroğlu, GültekinHz. Peygamberin vefatından sonra gerek siyasi gerekse itikadi uyuşmazlıklar sürecinden sonra ortaya çıkan Alevilik sorunlar, süreçler, yöntemler ve yönetimler değişse de bazen sancılı bazen istikrarlı bazen de parlak bir şekilde varlığını koruyarak günümüze kadar gelmiştir. Anadolu coğrafyasında da dini kültürün önemli bir parçası olan Alevilik ve Alevilere dair yaklaşımlar ve sosyal etkileşimler, Aleviliğe ilişkin araştırmaları daha da önemli ve değerli hale getirmiştir. Bu önemi göz önünde tutarak Türkiye'de topluma dinî konularda rehberlik yapan Diyanet Personelinin Alevilikle ilgili bilgi, düşünce ve görüşlerinin araştırılmasının Alevi-Sünni etkileşimine katı sağlayacağı düşüncesinden hareketle bu tez çalışması yapılmıştır. Araştırmanın temel amacı, Malatya ili Yeşilyurt ilçesinde görev yapan DİB personelinin Alevilik ve Alevilerle ilgili sahip oldukları bilgi, düşünce ve tecrübelerinin neler olduğunu keşfetmektir. Çalışmada, Diyanet personelinin fikir ve görüşlerini varsa deneyimledikleri olay ve durumları onlardan daha kolay ve güvenilir bir şekilde öğrenebilmek amacıyla nitel araştırma yöntemi tercih edilmiş, personelle derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Katılımcılara kartopu örnekleme tekniği ile ulaşılmış, veri toplama aracı olarak yarı-yapılandırılmış mülakat soruları kullanılmıştır. Araştırmaya Yeşilyurt ilçesi sınırlarında görev yapan 19'u erkek 9'u kadın olmak üzere 28 DİB personeli katılmıştır. Bulgular, personelle yapılan mülakatlar sonucunda elde edilmiştir. Bulgulara göre personelin Alevilik konusunda olumlu bir bakış açısına sahip olduğu, ancak Alevilik hakkında yeterli bilgiye sahip olmadıkları, Alevilik ile ilgili personelin yetiştirilmesinin gerekli olduğu, Alevi önderleri olan dedelerin de süreli bir eğitimden geçmelerinin önemli olduğu, ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Alevilik konusunda olumlu ve birleştirici yaklaşım sergilediği anlaşılmıştır.Öğe Musahiplik ritüelinin yaşatılması süreci: Ankara Tuzluçayır örneği(İnönü Üniversitesi, 2025) Demir, Özcan; Dönmez, MehmetBu çalışma, kırsal alanlardan kentsel bölgelere göç eden Alevi topluluklarının, inançsal ve kültürel pratiklerinden biri olan musahiplik ritüelini şehir ortamında nasıl yaşatmaya devam ettiklerini, Ankara ili Mamak ilçesi Tuzluçayır Mahallesi örneğinde ele almaktadır. Musahiplik, Alevi inancında sosyal dayanışmayı, ahlaki sorumluluğu ve topluluk bilincini güçlendiren önemli bir kurumdur. Ancak kırsaldan kente göçle birlikte geleneksel bağların çözülmesi, kuşaklar arası aktarımların zayıflaması ve kent yaşamının bireyselleştirici etkisi, bu ritüelin sürdürülebilirliğini tehdit etmektedir. Araştırma, nitel yöntemlerle gerçekleştirilmiş; mahallede yaşayan Alevi bireylerle yapılan derinlemesine görüşmeler ve katılımcı gözlem yoluyla veriler toplanmıştır. Elde edilen bulgular, Tuzluçayır'daki Alevi topluluğunun, cemevleri aracılığıyla musahiplik pratiğini yaşatmaya çalıştığını, özellikle yaşlı kuşakların bu gelenekte ısrarcı olduğunu, ancak genç kuşakların katılımının azaldığını ortaya koymaktadır. Göçle birlikte oluşan yeni sosyal ve kültürel koşullar, musahipliğin geleneksel biçiminden sapmasına neden olmakta; ritüelin şekli ve içeriği dönüşüme uğramaktadır. Çalışma, kentleşme sürecinin Alevi inanç pratikleri üzerindeki etkisini anlamaya yönelik önemli bir katkı sunmakta, aynı zamanda kültürel mirasın korunmasında cem evlerinin ve topluluk dayanışmasının kritik rolünü vurgulamaktadır.Öğe Sosyal bütünleşme açısından Alevilik: (Adıyaman örneği)(İnönü Üniversitesi, 2025) Gültekin, Ahmet; Kocadaş, BekirAraştırma, Adıyaman'da Aleviliğin sosyolojik açıdan incelenmesini hedeflemektedir. Adıyaman Aleviliği hem ülke hem de Güneydoğu Anadolu Bölgesi açısından önemli bir yer tutmakta olup, çalışma, bölgedeki toplumsal hayatta Aleviliğin rolünü ve sosyal bütünleşme olgusunu ele almaktadır. Adıyaman'da Aleviliği yaşayan insanların inançları ve ibadet alışkanlıkları incelenmiş, Aleviliğin bölgenin sosyal yapısındaki etkisi vurgulanmıştır. Adıyaman bağlamında mevcut bir toplumsal olgu olarak sosyal bütünleşme, kapsamlı bir biçimde analiz edilmiştir. Ayrıca, sekülerleşen aynı zamanda bireyselleşen bireylerin Alevilikle olan bağlarına ve inançlarına ne derece sadık kaldıkları araştırılmıştır. Adıyaman Aleviliği, dışarıdan geleneksel kapalı bir yapıyı andırsa da gerçekte sosyal yaşamda nasıl şekillendiği ve toplumsal yapısının bilimsel bir bakış açısıyla belirtilmiştir. Araştırma, sosyolojik açıdan önemli bulgular sunarak, toplumsal alandaki verileri ortaya koymaktadır. Araştırmanın amacı, bölge ve ülke açısından büyük öneme sahip olan konuyu bilimsel bir temele dayandırarak sağlam bir şekilde açıklamaktır. Bu süreçte, toplumsal yapıyı tehdit etmeyen, aksine toplumun işleyişini pekiştiren bir dayanışma duygusu ve anlam dünyası etrafında birleşme sağlanır. Toplumlar, genellikle tarihsel ve kültürel olarak baskın yapılar etrafında bir bütünleşme süreci yaşar. Sosyal bütünleşme, bireylerin toplumsal düzeni kabul etmeleri, toplumun değerlerine uyum göstermeleri ve toplum düzenini bozmayan bir tutum benimsemeleri anlamına gelir. Araştırma, nitel yöntemler kullanarak, mülakatlar ve dokümantasyon tekniğiyle yürütülmüştür. Araştırma bulguları, Adıyaman'daki yaşanan Aleviliğin ve sosyal bütünleşmenin güçlü olduğunu, Alevi kimliğinin toplumsal uyum üzerinde belirleyici bir etkisi bulunduğunu ortaya koymaktadır. İnsan farklılıkları, toplumu tehdit eden unsurlar olarak değil, Zenginlik kaynağı olarak farklı bir biçimde değerlendirilmektedir. Adıyaman toplumunun olumlu rolü sayesinde, farklılıklarla (Alevi-Sünni) birlikte yaşama anlayışı güç kazanmış ve uygulanması daha da kolaylaşmıştır. Başka alt kimliklerin sosyal çatışma yaratabilecek faktörler olarak görülse de toplum olumsuzlukları törpüleyerek sosyal bütünleşmeyi sağlamakta devam etmektedir. Anahtar Kelimeler: Alevilik, Adıyaman Aleviliği, sosyal bütünleşmeÖğe Cumhuriyet Örnekköy Mahallesi ve Gözene Mahallesinin sosyo-kültürel açıdan karşılaştırılması(İnönü Üniversitesi, 2025) Günay, Levent Fatih; Dönmez, MehmetAlevilik ve Sünnilik inancı Hak, Muhammed, Ali etrafında şekillendiği için temelde bir ayrılıktan söz etmenin doğru olmayacağı kanaatindeyiz. Hatta saf inanç olarak ele alındığında, toplumu birleştirdiğinden de söz edebiliriz. Sahada mülakatların çoğunluğundan, ulaştığımız bilgilerde bu görüşü destekler niteliktedir. Hem Alevi hem de Sünni inanca mensup kişiler ile yapılan mülakatlarda az sayıda farklı görüşlere rastlanmıştır. Bu görüşler birbirini tamamen ret etmemektedir. Ancak çoğunluğun kabul ettiği şekliyle de kabul etmemektedir. Kanaatimizce bu farklı görüşlerin oluşmasındaki en büyük etken, Alevilik ve Sünnilik inancı hakkında insanların yeterli bilgi sahibi olmamasıdır. Ama mülakatlarımızın çoğunluğuna göre, Malatya'nın Sünni inancına mensup en büyük köyü olan Gözene ve yine Malatya'nın Alevi inancına mensup en büyük köyü olan Cumhuriyet Örnek köyü ve çevresindeki diğer Alevi köyleri arasında dostane ilişkiler mevcuttur. Yüzyıllardır süregelen kirvelik hukuku, evliliklerle kurulan akrabalık bağları bahsettiğimiz dostluğun birer nişanesidir. Bu köylerde yaşayan, Alevi ve Sünni vatandaşların çoğunluğu, Alevilik ve Sünniliğin ortak kabul görmüş olan, geleneksel tanımlarını benimsemişler ve bu minval üzere birlikte kardeşçe yaşayabilmişlerdir.Öğe Gazi Mahallesi'nde yaşayan Tunceli Alevilerinin Alevilik algısı(İnönü Üniversitesi, 2025) İşcan, Zülfikar; Dönmez, MehmetTürkiye geçtiğimiz yüzyılda, sosyal, kültürel, ekonomik ve geleneksel alanlarda hızla değişmiştir. Bu dönüşüm, toplumun daha önce sorgusuz kabul ettiği yapıların yerini modern devletin oluşturduğu hukuki yapılara bırakmasına yol açmıştır. Modern devlet, belirlediği çeşitli araçlarla bu dönüşümü kentlerde geniş çapta gerçekleştirmeye başlamıştır. Ülke tarihine bakıldığında, yirminci yüzyılın ortalarına doğru çeşitli nedenlerle kırsal alanları terk eden insanlar, büyük kentlerde toplanmış ve kırsal sosyal ve kültürel kurumların etkili olduğu alanlar oluşturmuşlardır. Özellikle büyük şehirlerdeki bazı bölgeler, uzun yıllar kırsal yaşamın etkisini taşıyan sosyal ve kültürel kurumların hâkim olduğu alanlara dönüşmüştür. Bu alanlarda yaşayan topluluklar, zamanla şehirdeki diğer bölgelerle kurdukları ilişkiler sonucunda, kırsalda daha kapsamlı işlevlere sahip bazı sosyal ve kültürel kurumları şehirde yeniden tanımlayıp işlevlerini dar bir çerçeveye indirgemişlerdir. Kentleşme, modernleşme ve sanayileşmenin etkisiyle, kırsalda sosyal düzeni belirleyici işleve sahip olan Aleviliğin temel kurumları da modern hukuki yapılara dönüşmeye başlamıştır. Kırsalda sahip oldukları sosyal, kültürel ve ekonomik statüleri, şehirde zayıflayan bu kurumlar, neredeyse sadece dini işlevleri olan yapılara dönüşmüştür. Bu süreç, geleneksel Alevi kurumlarının kentlerdeki toplumsal ve kültürel rollerini yeniden tanımlamalarını zorunlu kılmıştır. Kentleşme ve modernleşme, Alevilik inancının dokusunda önemli değişiklikler yaratmış, bu değişiklikler ise topluluğun kimliğinde ve inanç pratiklerinde derin etkiler bırakmıştır. Bu çalışma, İstanbul'da Tunceli'den göç eden Alevilerin yoğun yaşadığı Gazi Mahallesi'nde, kentleşmenin Tunceli Aleviliğinin temel kurumları üzerindeki etkilerini incelemektedir. Gazi Mahallesi, kırsaldan kente göç eden Alevilerin kültürel ve dini kimliklerini sürdürmeye çalıştıkları bir alan olarak öne çıkmaktadır. Çalışmada, bu mahallede yaşanan değişimlerin etkileri saha araştırmasıyla analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında, mahallede yapılan görüşmeler sırasında ses kayıtları alınmış, gözlem, görüşme ve derinlemesine mülakat yöntemlerinden faydalanılmıştır. Gazi Mahallesi örneği üzerinden, kentleşmenin Tunceli Aleviliği üzerindeki etkileri detaylı bir şekilde incelenmiş ve bu süreçte inancın değişen dokusu hakkında önemli bulgular elde edilmiştir. Bu bulgular, genel olarak Tunceli Aleviliği ile ilgili değerli bilgiler sunmakta ve inancın gelecekteki seyrine ışık tutmaktadır. Anahtar Kelimeler: Alevilik, Tunceli Aleviliği, Hızır, Musahiplik, KentleşmeÖğe Kentsel bütünleşmede alevi ibadethanelerinin önemi (Adıyaman örneği)(İnönü Üniversitesi, 2025) Gültekin, Nebahat; Kocadaş, BekirAraştırma, Adıyaman'da Aleviliğin sosyolojik açıdan kentsel bütünleşmedeki ibadethanemin rolü incelenmesini hedeflemektedir. Adıyaman Aleviliği hem ülke hem de Güneydoğu Anadolu Bölgesi açısından önemli bir yer tutmakta olup, çalışma, bölgedeki toplumsal hayatta Aleviliğin rolünü ve kentsel bütünleşme olgusunu ele almaktadır. Adıyaman'da Aleviliği yaşayan insanların inançları ve ibadethaneleri incelenmiş, Aleviliğin kentin sosyal yapısındaki etkisi vurgulanmıştır. Birçok nedenlerle, geçmişte merkezden uzağa yerleşen Alevi toplumu, kırsal yaşama ait geleneksel olarak sürdürdüğü inanç, gelenek ve ibadetleri vardı. 1950'lerden sonra, büyük bir nüfus hareketiyle birlikte insanlar köylerden şehirlere doğru göç etmeye başlamıştır. Şehirlere göç eden Alevi bireyler, kendi kültürel değerlerini ve inançlarını da yanlarında götürmüşlerdir. Kentleşmenin etkisiyle, bazı dini uygulamalar, kurumlar ve inanç sistemlerinde değişimler meydana gelmiştir. Kentleşme, nüfusun hızla artması ve insanlar arasındaki görev paylaşımının çoğalmasıyla, toplumsal yapının ve grupların dönüşümünde başlıca etken olmuştur. Türkiye, modernleşme süreci içinde yer alan bir ülke olarak, kentleşme hareketi son altmış yılda büyük bir hızla gelişmiştir. Sanayinin, genellikle bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde ülkenin batı bölgelerinde yoğunlaşması, hızlı kentleşme sürecinde doğudan batıya doğru göçlerin meydana gelmesine neden olmuştur. Bu göç, kırsal alanlardan şehirlere doğru gerçekleşen bir hareket olarak da tanımlanabilir. Kırsal alanlardan şehirlere doğru gerçekleşen göç, toplumsal birçok alanda değişimlere sebep olmaktadır. Bu değişiklikler, bilgi, inançlar, değerler, yaşam anlayışları, dini ritüeller ve düşünce biçimlerinde kendini gösterir. Aleviler, Türkiye'deki göç eden gruplardan biri olarak öne çıkmaktadır. Alevilik, köylerde geleneksel olarak şekillenip gelişmiş bir mezhep olarak, kentleşme süreciyle birlikte toplumsal yapılar üzerindeki etkisini değiştirmiştir. Kentleşmeye ayak uydurmaya çalışan bireyler gibi, kırsal bölgelerde daha güçlü bir etkiye sahip dini yapılar da şehirlerde ve yeni toplumsal düzenlerde dönüşüme uğramaktadır. Bu faktörler doğrultusunda, araştırmamızda kentleşme sürecinde Alevi ibadethanelerinin sosyal bütünleşmeye olan etkileri incelenmeye çalışılmaktadır. Bu yüksek lisans tezi, hızlı kentleşme sürecinin etkisiyle değişim yaşayan gruplardan biri olan Alevilerin kültürel, sosyal ve ibadet pratiğindeki dönüşümleri sosyolojik bir bakış açısıyla incelemektedir. Anahtar Kelimeler: Kent, Kentleşme, Bütünleşme, Alevilik.Öğe Malatya ili Arguvan ilçesi alevilik algısı(İnönü Üniversitesi, 2024) Albayrak, Ali; Dönmez, MehmetSon zamanlarda Alevilik ile ilgili birçok akademik çalışma yapılmaktadır. Alevi inanç sistemi ile ilgili saha çalışmaları hız kazanarak, dışa kapalı yapıda yaşayan Alevilerin bilinmeyen özelliklerini ortaya çıkarmaya başlamıştır. Tarihi süreç içerisinde karşılaştıkları zorluklar, baskılar, zulümlerle birlikte kültürel farklılaşmalar meydana getirmişlerdir. Tez çalışmasında Malatya ili Arguvan ilçesinde yaşayan halkın inançsal yapısı ve bu yapının değişimi hakkında bulgulara ve gözlemlere yer verilmiştir. Tez çalışmamsıda belirtilen amaç doğrultusunda kapsamlı ve derinlemesine bilgi edinmek amaçlı nitel tez çalışması desenlerinden olgu bilim deseni yöntem ve olarak tercih edilmiştir. Tez çalışmasına kartopu örnekleme modeli ile belirlenen Malatya İli Arguvan İlçesi'nin çeşitli mahallelerinde ikamet eden Alevi vatandaşlar dâhil edilmiştir. Katılımcı Alevi vatandaşlar ile yapılan görüşmelerde kendilerine çeşitli sorular yöneltilmiştir. Sorulan sorular içerik analizi yolu ile çözümlenmiştir. Tez çalışması giriş ve sonuç hariç beş ana başlıktan oluşmaktadır. Birinci başlıkta tez çalışmasının konusu ve kapsamı, tez çalışmasının amacı ve önemi, tez çalışmasında tercih edilen yönteme tez çalışması alanına ilişkin bilgilere yer verilmiştir. İkinci başlıkta Aleviliğin tanımı ve ortaya çıkış sürecinden, üçüncü başlıkta Alevilikte ocak sisteminden, dördüncü başlıkta Alevilikte ibadetlerden, beşinci başlıkta Alevilikte musahiplik ve düşkünlükten, altıncı başlıkta Alevilikte örnek şahsiyetlerden, yedinci başlıkta Arguvan yöresi Aleviliğine ait görüşmelerden elde edilen çeşitli bulgulara yer verilmiştir. Son bölümde ise tez çalışması sürecinde Malatya İli Arguvan İlçesi'nin çeşitli mahallelerinde ikamet eden Alevi vatandaşlarla yapılan görüşmeler neticesinde elde edilen bulgulara ilişkin sonuçlara yer verilmiştir. Tez çalışmasında Arguvan ilçesinde yaşayan Alevilerin, Alevilik algısı, bu algının tarihsel yapısı incelenerek bağlı oldukları ocaklar, bağlı oldukları dedeler hakkında bilgiler elde edilmiş ve elde edilen bulgu ve bilgilerin inanç pratikleri üzerine olan etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Mülakat için seçilenlerin her yaştan olmasına özen gösterilerek, Aleviliğin hayatlarına ne kadar etki ettiği, Alevilik öğretilerine ne kadar uygunluğu yaşların küçüldükçe azaldığı görülmüştür. Eski yaşam tarzlarına kıyasla Alevilik öğretilerine, Dede ve Pir otoriteye olan bağlılığın zayıfladığı belirlenmiştir.Öğe Tunceli Vecihi Timuroğlu Kütüphanesinde bulunan el yazması cönk(İnönü Üniversitesi, 2025) Yıldız, İpek Acar; Altı, AzizBu çalışma; Alevî-Bektaşî geleneğinde önemli bir yer edinmiş şairlerin şiirlerini barındırmaktadır. Cönk'te Hatayî, Nesimî, Pir Sultan Abdal, Virani, Yemini, Kul Himmet, Turabi, Naili, Kalender Abdal, Yesari Baba gibi Alevî-Bektaşî şiir geleneğinin önde gelen isimlerine ait şiirler bulunmaktadır. Nutuk ve nefeslerin yanı sıra Alevî-Bektaşî toplumu ile Sünni inanca sahip topluluklar için önemli bir yere sahip duaların yer aldığı 36 varaktan oluşan edebi ve dini içeriğe sahip olan bir cönktür. Bu Cönk'te, ilâhî aşk, Hazreti Muhammed ve Hazreti Ali'ye bağlılık, Ehl-i Beyt sevgisi, on iki imama duyulan muhabbet, Kerbela faciasına duyulan matem ve Kırklar Meclisi gibi Alevî-Bektaşî inancının temel unsurlarını içermektedir. Cönkteki nefesler Allah aşkını, Din ve inanca dayalı bir irfan anlayışını öne çıkarır. Nutuklarda ise Hazreti Ali'nin velayet makamı, Allah'ın nuru olduğu düşüncesi sıkça vurgulanmaktadır.Öğe Irak Türkmenlerindeki Alevilik ve Bektaşilik(İnönü Üniversitesi, 2025) Akyürek, Abdullah; Dönmez, MehmetAlevilik ve Bektaşilik, İslam'ın farklı yorumları olarak uzun bir tarihe sahip olmuş ve Osmanlı İmparatorluğu'ndan günümüze kadar Anadolu ve çevre coğrafyalarda toplumsal ve dinamiklerle şekillenmiştir. Alevilik, toplumsal adalet, eşitlik ve mistik öğeleri vurgulayan bir inanç yapısına sahipken, Bektaşilik ise daha çok tarikat yapısı ve kendine özgü kaynakları ile öne çıkmış bulunmaktadır. Bu iki inanç sistemi, Türkmen toplumu içerisinde kimlik, aidiyet ve ifade biçimi olarak önemli bir yere sahip olmuştur. Irak Türkmenleri arasındaki Alevilik ve Bektaşilik inançlarının günümüzdeki etkileri ve tarihsel gelişimleri ise literatürde yeterince incelenmemiştir. Bu bağlamda, tez çalışması, Türkmen toplumunun kimlik ve toplumsal yapı inşasında Alevilik ve Bektaşiliğin rolünü ortaya koymayı amaçlamış bulunmaktadır. Çalışmada ayrıca, Alevilik ve Bektaşiliğin demokratik süreçlere katkıları, sürekliliği sağlamadaki işlevleri ve toplumsal dayanışmaya olan etkileri de ele alınmıştır. Bu çalışma, kaynak taramasına dayalı olarak mevcut yazılı kaynakların analizini içermekte olup, Alevilik ve Bektaşilik üzerine yazılmış klasik eserlerin yanı sıra Irak Türkmenleri ile ilgili yapılmış araştırmalara da odaklanmıştır. Bu kaynaklar sayesinde, Irak Türkmenleri bağlamında Alevilik ve Bektaşilik inançlarının toplumsal yapıya etkileri değerlendirilmiş bulunmaktadır. Çalışmada kullanılan literatür, Alevilik ve Bektaşiliğin sosyo-politik dinamikleri ile Türkmen kimliğine katkılarını anlamak açısından önemli bilgiler sunmuş bulunmaktadır.Öğe Sosyo-kültürel boyutlarıyla alevilik (Malatya-Hekimhan ilçesi Hasançelebi örneği)(İnönü Üniversitesi, 2024) Kistiloğlu, Hüseyin Cem; Dönmez, Mehmet"Sosyo-Kültürel Boyutlarıyla Alevilik (Malatya-Hekimhan İlçesi Hasançelebi Örneği)" adlı yüksek lisans tezimiz de Alevilik, Aleviliğin tarihi gelişimi, Aleviliğin inanç ve ritüelleri, Alevilikte ocak anlayışı, Hasançelebi tarihi ve Hasançelebi Aleviliği konuları işlenmiştir.Tezimizi oluştururken öncelikle geniş bir literatür taraması yaptıktan sonra bölgede çeşitli saha çalışmaları gerçekleştirerek gerekli analizler yaptık ve bunu tezimize işledik. Hasançelebi Aleviliği zengin ritüellere sahip olup göç faktöründen etkilense de günümüzde aktifliğini korumaktadır. Yaşayan bölge halkı kültür ve ananelerine sahip çıkarak Aleviliğin gerektirdiği tüm şartları yerine getirmek ve bu geleneği devam ettirmek adına büyük gayretler içerisindedir.Tarihte Baharat yolu üzerinde bulunan ve Osmanlı Devleti'nin seferlerde menzil olarak kullandığı Hasançelebi Alevilik inancını yaşatmak ve gelecek nesilleri de bu anlamda aşılamak için çeşitli dernekler ile beraber bu kültürü halen korumaktadır.Öğe Yazıhan bölgesinde dedelik ve ocak sistemi(İnönü Üniversitesi, 2024) Akboyraz, Teslim; Dönmez, MehmetAKBOYRAZ, Teslim. Yazıhan Bölgesinde Dedelik ve Ocak Sistemi (Yüksek Lisans Tezi), Malatya, 2024. Anadolu'da yaşanan Alevilikte, kutsal bir hizmet ifa eden Ocakzade Dedelerin ve mensubu bulundukları Ocakların zor şartlar altında bu inancı günümüze kadar yaşatıp getirmeleri, yadsınamaz bir gerçekliktir. Alevilik, Türklerin Müslüman olmadan önce, sahip oldukları inanç ve unsurları, Müslümanlığa giriş ile birlikte, İslami inanç ve unsurların harmanlanarak, mevcut konar -göçer toplum için "Hak - Muhammed - Ali yolu" dedikleri, Ehl-i beyt sevgisinin etrafında gelişen, bir inanç pratiğidir. Ocakların ve Ocakzade Dedelerin bu yola hizmetleri ve günümüze kadar ulaşmasındaki katkılarını az da olsa anlamama sebep olan rahmetli babam (Dedem) Aliseydi Akboyraz'dır. 'Kendi benliklerinizde var olan ilme ulaşın.' sözlerini Kur'an-ı Kerim'de "Yer kürede kesin bir bilgi ile iman etmiş olanlar için ayetler vardır. Kendi benliklerinizde de...Hâla görmüyor musunuz?" (Zariyat, 51/20-21) ayeti ile karşılaşmamdır.Öğe Üryan Hızır Ocağı mensuplarının Alevilikle ilgili görüşlerinin incelenmesi(İnönü Üniversitesi, 2024) Büyükşahin, Mehmet Deniz; Dönmez, MehmetAnadolu Aleviliğinde önemli bir yer edinmiş olan Ocaklar soya bağlı olarak süregelmektedirler. Bu ocakların ilk ne zaman ortaya çıktığı ile ilgili alan yazında ortak bir görüş bulunmamakla birlikte; Hz. Ali'nin soyundan geldiği ya da Hacı Bektaş-ı Veli'nin görüşlerinde sonra oluştuğu yönünde görüşler mevcuttur. Ocaklar dini yaşamı yöneten, sosyal ilişkileri şekillendiren birleştirici, toplum açısından işlevi büyük kurumlardır. Toplumda sahip oldukları işlevlere göre farklı isimler almaktadırlar. Ör. Mürşit Ocağı, Pir Ocağı, Rehber Ocağı gibi. Ocakların işleyişleri Dedeler tarafından yürütülmektedir. Ocaklara bağlı Dedeler Peygamber soyundan geldikleri kabul edildiklerinden "seyyid" olarak adlandırılırlar. Ocaklara ve Dedelere bağlı olanlara talip ya da Ocak mensubu denilmektedir. Dedeler farklı zamanlarda taliplerinin bulunduğu köy, kasabaları ziyaret ederek dinsel törenler düzenlerler. Bu ziyaretler sırasında talipleri dini açıdan bilgilendirir, aralarında varsa anlaşmazlıkları giderirler. Bu araştırmanın konusunu Adıyaman-Malatya-Tunceli-Kahramanmaraş-Gaziantep yörelerinde çok sayıda talibi bulunan Pir Ocaklarından Üryan Hızır Ocağı oluşturmaktadır. Bu çalışmada Üryan Hızır Ocağı taliplerine Alevilik, Cem, Ocağın tarihi, Ocağın Dedeleri, ocakla ilgili efsane ve kehanetlere, toplumsal hayatta Alevi ve Alevilik gibi konularda sorular sorulmuştur. Ocak mensuplarının görüşme ortamında bu sorulara verdikleri cevaplar analiz edilerek sunulmuştur. Araştırma toplamda 65 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Bu katılımcılar, Adıyaman, Malatya, İstanbul, İzmir, Mersin gibi Türkiye'nin farklı şehirlerinde yaşayan Ocak Mensuplarıdır. Katılımcılar ile 20-30 dakikalık görüşmeler yapılmıştır. Bu görüşmeler sonucunda Üryan Hızır ocağı mensuplarının görüşleri alt temalar halinde rapor olarak yazılmıştır. Bu temaların bazıları; Üryan Hızır Ocağı mensuplarının (1) Alevilik tanımı, (2) Cem hakkındaki görüşleri, (3) Aleviliğin tarihi ile ilgili görüşleri, (4) Alevilikte kimi önder olarak kabul ettikleri, (5) Üryan Hızır Ocağı hakkındaki bilgileri, (6) Üryan Hızır Ocağı Dedeleri hakkındaki görüşleri, (7) Okullarda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinin zorunlu okutulması, (8) Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinde yer alan Alevilikle ilgili konulardır. Sonuçlar bu bölgelerde yaşayan Alevilerle ilgili kapsamlı bilgiler sunması açısından önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Alevilik, Üryan Hızır Ocağı, Pir.Öğe Geleneksel alevilikte miraç anlatısının inanç ve ibadetlere yansıması(İnönü Üniversitesi, 2024) Ünsever, Ezgi; Yılmaz, HulusiYüzyıllardır süre gelen Alevi İnancının inanç belleğinin şekillenmesinde önemli bir yere sahip olan Miraç Hadisesi ve Miraç'ta gerçekleştiğine inanılan Kırklar Cemi çalışılmıştır. Alevi İnancı içerisinde farklı bakış açılarını karşımıza çıkaran birçok anlatı karşımıza çıkmaktadır. Bu anlatılar Alevi yazılı kaynaklarında yer almakla beraber daha çok sözlü kültürde yerini bulmuştur. Çoğu anlatının şifahi olması ve Aleviliğin geniş bir coğrafyaya yayılması nedeniyle inanç, birçok farklılığı barındırmaya başlamış ve günümüze kadar ulaşmıştır. Sürek farklılıkları nedeniyle ibadetin ismi aynı olsa da gerçekleşme biçimi değişiklikler göstermiştir. Bu değişiklikler Cem törenlerine, oruç ibadetine, semah figürlerine, kaynaklara yansımıştır. İnançta ortaya çıkan bu farklılıkların yanı sıra Cem İbadetinin özünü oluşturan ve Aleviler açısından hem fikir olunan anlatıların başında Kırklar Cemi anlatısı, Kırklar Söylencesi, gelmektedir. İnanca göre ilk Cem, Kırklar Meclisinde yaşanmıştır. Hz. Muhammed ve Hz. Ali'nin Kırklar Meclisinde yer alması ve ilk Cem ibadetinde bizzat bulundukları inancı söylenceyi daha önemli kılmaktadır. Her Cem ibadeti de Kırklar Cemi'nin bir tekrarı olarak algılanmaktadır. Bir diğer önemli husus olan Miraç Hadisesinin dönüş yolculuğunda Kırklar Cemi'nin yaşandığı inancı ve aynı zamanda Hz. Muhammed'in bu kutsal yolculuğunda sırasında Hz. Ali ile birçok noktada karşılaşmış olması inancı Alevilerin Hz. Ali algısının ve Allah-Muhammed inancının şekillenmesinde rol oynamıştır. Alevilerin Allah-Muhammed-Ali inancında çok büyük farklılıklar bulunmamakla beraber ''sır'' kavramıyla çevrelenmiş, inancın yapı taşını oluşturmuştur. Aynı zamanda bazı anlam karışıklıklarını da beraberinde getirmiştir. Alevi inancında özellikle Allah ve Hz. Ali algısının oluşması açısından Miraç ve Kırklar Cemi'nin belirleyici rol oynaması ve inanca başka hangi noktalarda etki ettiği üzerinde çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Alevilik, Kırklar Cemi, Miraç, Hz. Ali, Sürek, İnanç.Öğe Dini musiki açısından Yunus Emre eserlerinin analizi(İnönü Üniversitesi, 2024) Koca, İnci; Kara, BülentBu yüksek lisans tezi, Alevi Bektaşi kültürünün önemli temsilcilerinden Yunus Emre'nin şiirlerinin Sûnni İslam geleneğinde ilahi ve musiki olarak kullanılması üzerine bir kültürel ve inançsal analiz sunmaktadır. Tez, Yunus Emre'nin eserlerinin evrensel sevgi ve birlik mesajlarını içerdiğini ve bu mesajların Sünni İslam'daki kardeşlik ve vahdet anlayışıyla örtüştüğünü belirtmektedir. Ayrıca, Yunus Emre'nin tasavvufi felsefeden etkilenen şiirlerinin, Sünni Müslümanlar arasında tasavvufi değerlerle olan bağları güçlendirebileceği üzerinde durulmuştur. Tez, Yunus Emre'nin şiirlerinin sade ve anlaşılır bir Türkçe ile yazılmış olmasının, farklı eğitim seviyelerinden ve sosyo-kültürel geçmişlerden gelen insanlar tarafından kolayca anlaşılmasını ve benimsenmesini sağladığını vurgulamaktadır. Bu da Yunus Emre'nin eserlerinin Sünni Müslümanlar arasında dini mesajların daha kolay anlaşılmasına ve kavranmasına katkı sağlayabileceği önerisini getirmektedir. Yüksek lisans tezi ayrıca, Yunus Emre'nin şiirlerinin tek Tanrı inancı ve vahdete vurgu yaptığına dikkat çekmektedir. Bu inancın, Sünni İslam'ın temelini oluşturduğu ve Yunus Emre'nin eserlerinin bu inancı pekiştirebileceği öne sürülmüştür. Son olarak, tez Yunus Emre'nin eserlerinin Sünni İslam geleneğinde ilahi ve musiki olarak kullanılmasının, farklı inanç gelenekleri arasında diyalog ve anlayışın gelişmesine katkı sağlayabilecek önemli bir adım olduğunu vurgulamaktadır. Bu bağlamda, Yunus Emre'nin eserlerinin daha fazla araştırılması ve farklı dillere çevrilmesi, eğitim programlarının düzenlenmesi ve uluslararası etkinliklerin organize edilmesi gibi öneriler sunulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Yunus Emre, Alevi- Bektaşi Kültürü, Sünni İslam Geleneği, İlahi şiir, Müsiki, Tasavvuf ve Tarikatlar, Türk Halk Kültürü, Kültürel Analiz, İnançsal Analiz.Öğe Besni'deki sünnilerin alevilik algısı, alevilerin sünnilik algısı(İnönü Üniversitesi, 2024) Sarı, Erdal; Dönmez, MehmetAleviliğe dair inanç sistemi ve mevcut yaşantı hakkında saha araştırmaları giderek önemini arttırmaktadır. Sahadaki bu çalışmalar, kapalı toplum özelliği gösteren Alevilerin inancına dair pratiklerin ne olduğunu, nasıl bir hüviyet arz ettiğini ortaya çıkarmayı amaç edinmektedir. Bu çalışmada sahada yapılan mülakatlar ve gözlemlerle Adıyaman İli, Besni yöresinde yaşayan Alevilerin inanç pratikleri ve kurumları hakkında güncel bulgular elde edilmiştir. Araştırmada, Besni yöresindeki Alevilerin ve Sünnilerin birbirlerine olan bakış açılarını ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Araştırmada belirtilen amaç doğrultusunda kapsamlı ve derinlemesine bilgi elde edebilmek için mülakat yöntemi tercih edilmiştir. Araştırmaya, Adıyaman İli Besni İlçesi'nin çeşitli mahallelerinde, köylerinde ikamet eden Alevi ve Sünni vatandaşlar dahil edilmiştir. Katılımcı Alevi ve Sünni vatandaşlar ile yapılan görüşmelerde kendilerine çeşitli sorular yöneltilmiştir. Sorulan sorular içerik analizi yolu ile çözümlenmiştir. Araştırma giriş ve sonuç hariç on iki başlıktan oluşmaktadır. Birinci başlıkta araştırmanın konusu ve kapsamı, araştırmanın amacı ve önemi, araştırmada tercih edilen yönteme ve araştırma alanına ilişkin bilgilere yer verilmiştir. İkinci başlıkta Aleviliğin tanımı, üçüncü başlıkta Aleviliğin ortaya çıkış sürecinden, dördüncü başlıkta Alevilikte ocak sisteminden, beşinci başlıkta dedelik kurumundan, altıncı başlıkta Alevilikte cem ve cemevinden, yedinci başlıkta Alevilikte musahiplikten, sekizinci başlıkta Muharrem Orucundan, dokuzuncu başlıkta Alevilikte örnek şahsiyetlerden, onuncu başlıkta Kerbela Olayından, on birinci başlıkta Besni yöresinde yaşanan Aleviliği nasıl buluyorsunuz sorusuna dair elde edilen bulgulara, on ikinci başlıkta Besni Yöresindeki Sünnilerin ve Alevilerin, Besni'de Yaşanan Alevilik Hakkındaki Görüşlerinden oluşan çeşitli bulgulara yer verilmiştir. Araştırmada Adıyaman Besni yöresinde yaşayan Sünnilerin ve Alevilerin sosyal yapı içerisinde dini yaşayışlarının güncel durumları incelenmiş, Alevilerin bağlı oldukları ocaklar, tabi oldukları dedeler hakkında bilgi edinilmeye çalışılmış, inanç pratiklerinin halkın üzerindeki etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada Besni yöresi Alevilerinde, özellikle yaşlı kuşak ve orta kuşak olan katılımcılarda, Alevi inanç öğretilerinin etki ettiği, belirlenmiştir. Ancak gençlerde bu bağlılığın olmadığı, maneviyatın zayıfladığı belirlenmiştir. Benzer durum yaşlı ve orta kuşakta olan Sünni katılımcıların Aleviliğe bakışında da kendini göstermektedir. Yaşlı kesim, kendi inanç ve öğretilerinde tutucu bir tavır sergilerken genç kuşağın bu tutuculuktan uzak olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Alevilik, Adıyaman Besni Yöresinde Alevilik, Sünnilik, İnanç Esasları, Sosyal Yapı.Öğe Akçadağ ören kasabası Alevi ocakları ve ziyaretleri(İnönü Üniversitesi, 2024) Bozkuş, Barış; Kara, BülentMalatya ili Akçadağ ilçesi Ören Kasabası'ndaki Alevi ocaklarının ve bu ocakların ziyaretlerinin incelendiği bir çalışmayı kapsamaktadır. Yapılan bu tez çalışması, Malatya ilinin Akçadağ ilçesine bağlı olan Ören Kasabası'nda bulunan Alevi ocaklarının sosyal ve kültürel önemini, yapılarını, işlevlerini ve ziyaret edilme amaçlarını ele almaktadır. Araştırma, Ören Kasabası'ndaki Alevi ocaklarının tarihçesini, mimari özelliklerini ve toplum üzerindeki etkilerini detaylı bir şekilde ele almaktadır. Ayrıca, bu ocakların nasıl kullanıldığı, hangi ritüellerin gerçekleştirildiği ve ziyaretçilerin bu ocaklara olan ilgisi üzerinde durulmaktadır. Tez, saha çalışmaları ve kaynak incelemeleri sonucunda elde edilen verilere dayanarak, Ören Kasabası'ndaki Alevi ocaklarının kültürel miras açısından önemini vurgulamaktadır. Ayrıca, bu ocakların ziyaretlerinin toplum içindeki rolünü ve insanların bu ziyaretlere olan motivasyonlarını analiz etmektedir. Sonuç olarak, tez, Ören Kasabası'ndaki Alevi ocaklarının ve ziyaretlerinin sosyal, kültürel ve dini açıdan önemini ortaya koymakta ve bu konuda gelecekte yapılacak araştırmalara temel oluşturacak nitelikte bir çalışma sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Ören Kasabası, Alevi, Alevilik, Alevi Ocakları, Alevi Ziyaretleri, Dini Törenler, Kültürel Miras, İbadetÖğe Alevilikte Hızır inancı (Tunceli Örneği)(İnönü Üniversitesi, 2024) Geçim, Ahmet; Selçuk, AliBu yüksek lisans tezi, Alevi Hızır inancına genel bir bakış ve Tunceli özelinde Hızır anlayışını çalışarak, Alevi Dedeleri ile yapılan mülakatlarla yöredeki Hızır inancını anlamayı amaçlamaktadır. Saha çalışması yapılarak Dedelerin anlatıları referans alınmış olup nitel bir çalışma yapılmıştır. Arapça kaynaklarda Hadır şeklinde ifade edilen ve Arapça kaynaklı olduğu kabul edilen kelime, Türkçeye Hızır veya Hıdır şeklinde aktarılmıştır. Hadır, yeşil, yeşilliği çok olan yer manasında ahdar ile eş anlamlıdır, bu manadan hareketle Hadır kelimesinin özel isimden ziyade bir lakap bir sıfat olarak kabul edildiği söylenebilir, nitekim bazı kaynaklarda Hızır'a bu ismin kuru yerde oturduğunda altından otların yeşerip dalgalanması, Cennet pınarından içtiği için bastığı her yerin yeşile bürünmesi sebebiyle verildiği kaydedilmektedir. Hızır, Tunceli Aleviliğinde değişik kıyafetlerle ve görünümlerde zaman zaman boz at sırtında kimi zaman yaya olarak insanların yardımına koşan, kimi zaman fakir bir dilenci, kimi zaman zengin bir hayırsever olarak insanların yardımına koşan, imdadına yetişen kişidir, kimi zaman aksakallı dede olarak insanların evlerine misafir olur, kimi zaman vicdani değerleri ölçerek gönüllere konuk olup sevdalılara yardımcı olur, Aleviler Hızır'ı her yerde yanında görmek istemiştir. Yaratanın temsilcisi olarak 'yetiş ya Ali, ya Hızır, ya nazır' diyerek, Hz. Ali ile Hızır'ı bütünleştirmiştir. 'Hızır, hazır, nazır' diyerek, insanların yanlış yapmalarını engellemişlerdir. Aleviler, Hızır için niyaz pişirip dağıtırlar, Hızır emanetlerin bekçisidir, yola çıkan ona emanettir, bu yüzden' Hızır yoldaşın olsun' deyimi sıkça kullanılır. Hızır kimdir, Allah tarafından kendilerine Ledün ilminin bağışlandığı ve Allah tarafından yerlerinin bilindiği, yeri ve zamanı geldiğinde beşeriyetin onları görebildiği kimselerdir. Tunceli yöresinde, Hızır'a atfedilerek tutulan üç günlük Hızır orucu, haftanın üç günü Salı, Çarşamba, Perşembe tutulur, Perşembe günü ise Hızır Cem'i yapılarak, Hızır ayı son bulur. Hızır ayı Ocak ayının 14'ü ile Şubat ayının 14'ü arası kabul edilir. Bu ibadetler Tunceli halkının Hızır'a olan inancını da ortaya koymaktadır. Aleviliği günümüze taşıyan en önemli düstur, dört kapı, kırk makam düsturunun benimsenmesidir. Alevilik, ırkların değil, kırkların yoludur. Anahtar Kelimeler: Alevilik, Hızır, Tunceli, Dede, Pir.Öğe Malatya Aleviliğinde ölüm geleneği(İnönü Üniversitesi, 2023) Güllüoğlu, Hakan; Dönmez, Mehmetİnsan yaşamının önemli geçiş dönemlerinden birini oluşturan ölüm geleneği her toplumun dini inanç, örf, adet, coğrafya, sosyo-kültürel yapı, ekonomi gibi unsurları ile şekillenmiştir. Geçiş dönemleri içinde en çok kendisini muhafaza ederek günümüze kadar az değişiklikle gelen ölümdür. Ölüm gelenekleri sosyal dayanışmayı, sosyal bütünleşmeyi ve sosyal kontrolü etkilemektedir. Ölüm, bireysel olması yanında sadece bir kereye mahsus olması ve tarihinin belli olması sebebiyle toplumsal bir olaydır. Yine toplumun genelinin ilgilendiren davranış biçimi olması ve nesnel olması münasebetiyle de sosyal bir olgudur. Ölüm anlayışının temelinde, toplumun sahip olduğu inanç sistemi yer almaktadır. İşte bu doğrultuda Malatya'da yaşayan Alevilerin ölüm ile ilgili inançları etrafında şekillenen uygulamalar önceden hazırlanmış Alevilik kavramları ve ölüm geleneklerine ait sorularla kaynak kişilere yöneltilerek veriler elde edilmeye çalışılmıştır. Kaynak kişilerden alınan cevaplar ve görüşmeler dışında yazılı kaynaklardan da yararlanılmıştır. Bu bağlamda Alevilik ile ilgili kavramlar, Batı ve Doğu toplumların ölüme bakışı ve değişim süreçleri anlatılmıştır. Türklerde ölüm olgusuna değinildikten sonra Malatya Aleviliğinde ölüm geleneği Halk bilimi bağlamında; ölüm öncesi âdet ve uygulamalar, ölüm sırası âdet ve uygulamalar, ölüm sonrası âdet ve uygulamalar, yas tutma, mezarlık ziyareti, dârdan indirme ve tenasüh konuları anlatılmıştır. Türkiye'nin toplumsal yapısı içerisinde yer edinerek sosyal bir gerçeklik olarak karşımıza çıkan Alevilikte bu çalışma ile Malatya'da yaşayan Alevilerin ölüm ritüelinin Alevi inanç, sistemi hem de Türk kültür ve inancı çerçevesinde incelenmesi ortaya konulmuştur. Çünkü Türkiye coğrafyasında yaşayan Alevi ve Bektaşilerin inanç ve kültür noktasında homojen bir özellik göstermediği bilinmektedir. Alevi yerleşim bölgelerinde ölüm geleneklerini derleyebilmek için Malatya merkez ve ilçelerinde gözlem ve görüşme yöntemi kullanılarak Alevi dedeler ve vatandaşlardan Malatya Alevilerinin ölüm geleneği incelenmiştir.











